Romantik Erhan Hatunda Benim Kanunda Apr 2026

Karanlık sokakların ortasında yanan bir sokak lambasının altında duruyordu Erhan. Klarnetini dudaklarına götürdüğünde çıkardığı o ilk hüzünlü ve bir o kadar da kıvrak nağme, mahallenin havasını bir anda değiştirivermişti. O, sadece bir müzisyen değil, duyguların, aşkın ve raconun dilinden konuşan Romantik Erhan'dı.

Gül, pencereye çıkıp perdeyi araladığında Erhan gözlerini onunkilere dikti. Klarnetini bir anlığına indirdi ve herkesin duyabileceği o gür, ama sevgi dolu sesiyle bağırdı: Romantik Erhan Hatunda Benim Kanunda

"Beni dinleyin! Bu mahallede herkes kendi kuralını koyar, kendi yolunu çizer. Ama benim tek bir kuralım, tek bir çizgim var. Hatun da benim, kanun da benim! Gül benim helalimdir, gerisi sadece laf-ı güzaftır!" Ama benim tek bir kuralım, tek bir çizgim var

Erhan klarnetini kaptığı gibi Gül’ün evinin önüne gitti. Derin bir nefes aldı ve çalmaya başladı. Bu seferki ne neşeli bir Roman havasıydı ne de sıradan bir hüzün. Bu ezgi, adeta bir meydan okumaydı. Klarnetinden dökülen her nota, mahallenin dar sokaklarında yankılanarak herkesi pencerelere döktü. pencerelerden alkışlar yükseldi

Sokakta bir anlık ölüm sessizliği oldu. Ardından Gül’ün yüzünde güller açtı, gözleri parıldadı. Erhan klarnetini tekrar dudaklarına götürdü ve bu sefer zafer sarhoşu, coşkulu bir melodi üflemeye başladı. Mahalleli de bu aşka ve cesarete kayıtsız kalamadı; pencerelerden alkışlar yükseldi, sokağa dökülenler oynamaya başladı.

O geceden sonra mahallede kimse o kuralı çiğnemeye cesaret edemedi. Romantik Erhan, aşkını kendi kanununa bağlamış ve o kanunu tüm dünyaya kabul ettirmişti.